fiilAnlamı kısmen parçalardan okunur. Parçalar ipucu verir; bugünkü anlamın bir kısmı sonradan gelişmiştir.Öğretim basamağı: 4 basamaktan 4 (akademik).Kullanım sıklığı: akademiksınavYDS · YÖKDİL · IELTS · TOEFL
mediate
Telaffuz
ABD/ˈmiːdieɪt/ BK/ˈmiːdieɪt/
Sentetik ses
2 · Harfi harfine
ortada olmak
3 · Bugün
arabuluculuk yapmak, uzlaştırmak
arabuluculuk yapmak, (anlaşmazlığı) uzlaştırarak çözmek; aracılık ederek (anlaşma) sağlamak; (resmî) bir şeyin etkisini değiştirmek, yumuşatmak
Geç Latince mediāre 'ortada olmak, araya girmek' fiilinin ortacı mediātus'tan gelir; fiil medius 'orta' sıfatından türemiştir (AHD, dictionary.com, LDOCE). İki taraf arasında ortada duran kişi onları uzlaştırmaya çalışır; LDOCE'nin ilk anlamı da budur.
İngilizcede ilk görülme: 1375-1425, geç Orta İngilizce (dictionary.com); LDOCE 1400-1500; AHD tarih vermez.
Hafıza ipucu Mediate: ortada olmak; iki tarafın tam ortasında durup onları uzlaştırmak.
Cümlede
A retired judge from Konya agreed to mediate between the two neighbours arguing over the garden wall.
Konyalı emekli bir hâkim, bahçe duvarı yüzünden tartışan iki komşu arasında arabuluculuk yapmayı kabul etti.
Parça parça
| Parça | Tür | Kaynak dil | Özgün biçim | Bu kelimede |
|---|---|---|---|---|
| kök: medi | kök | Latince | mediāre 'ortada olmak' (medius 'orta'dan); ortaç mediātus | ortada olmak |
| son ek: ate | son ek · fiil, sıfat yapar | Latince | -ātus (mediātus) | fiil: ... yapmak |