Öğretim basamağı: 4 basamaktan 2 (ilk kökler).CEFR düzeyi A2Kullanım sıklığı: çok sıkAnlam: kısmen okunurisimfiilSınav: YDSSınav: YÖKDİLSınav: IELTSSınav: TOEFLSınav: Lise
evidence
Telaffuz
ABD/ˈevɪdəns/ BK/ˈevɪdəns/
Sentetik ses
2 · Harfi harfine
dışarı görme hâli
3 · Bugün
kanıt, delil
kanıt, delil (isim); (mahkemede) tanıklık, ifade (isim); belirti, iz (isim); kanıtlamak, göstermek (fiil, resmî)
Latince ēvidentia'dan (American Heritage: Geç Latince), Eski Fransızca üzerinden geldi; ēvidentia, ēvidēns 'açık, belli' sıfatından türemiş bir isimdir. Bir iddiayı herkesin görebileceği kadar açık hâle getiren şey, yani kanıt anlamı buradan gelir.
İngilizcede ilk görülme: 13. yy sonu (dictionary.com 1250-1300)
Hafıza ipucu Evidence, gerçeği dışarı (e-) çıkarıp görünür (vid) kılan şeydir: kanıt.
Cümlede
The police found no evidence that anyone had entered the house.
Polis, eve birinin girdiğine dair hiçbir kanıt bulamadı.
Parça parça
| Parça | Tür | Kaynak dil | Özgün biçim | Bu kelimede |
|---|---|---|---|---|
| ön ek: e | ön ek | Latince | ē- (ex-) | dışarı (ex- v'den önce ē- olur.) |
| kök: vid | kök | Latince | vidēre (ēvidēns, ēvidentia) | görmek |
| son ek: ence | son ek · isim yapar | Latince | -entia | durum, hâl (-ance ekinin -ent gövdeli kelimelerdeki -ence biçimi.) |
Aile
evidential
Ön ekin başka kelimelerdeki işi
ön ek: ex effect, effective, effectiveness
Kelimeye bir yerin dışına çıkma ya da bir şeyden ayrılma anlamı katar; tireyle yazıldığında "eski" demektir.