İçeriğe geç

isimAnlamı kısmen parçalardan okunur. Parçalar ipucu verir; bugünkü anlamın bir kısmı sonradan gelişmiştir.Öğretim basamağı: 4 basamaktan 4 (akademik).Kullanım sıklığı: seyreksınavYDS · YÖKDİL · IELTS · TOEFL

precedent

Telaffuz

  • ABD/ˈpresɪdənt/
  • BK/ˈpresɪdənt/

Sentetik ses

İsim ilk heceden vurgulanır (PRES-). Nadir sıfat kullanımı dictionary.com'da ikinci heceden de verilir; bu madde ismi öğretir.

1 · Parçalar

ön ek: prekök: cedson ek: ent

ön ek: önce · kök: gitmek · son ek: yapan, yapmakta olan

2 · Harfi harfine

önce giden

3 · Bugün

emsal, örnek teşkil eden önceki durum

emsal, örnek (sonraki benzer durumlara yol gösteren önceki karar ya da olay); hukukta içtihat, emsal karar; gelenek, alışılmış uygulama; önceki, önce gelen (sıfat, nadir)

Orta İngilizcede Eski Fransızca üzerinden Latince praecēdēns, praecēdent-'ten gelir; bu, praecēdere 'önce gitmek' fiilinin şimdiki zaman ortacıdır (AHD, dictionary.com). dictionary.com'a göre kelime önce sıfattı ('önceki'); isim anlamı sıfattan gelişti.

İngilizcede ilk görülme: 1350-1400 (dictionary.com; önce sıfat).

Hafıza ipucu Precedent, senden önce giden (pre- + ced + -ent) örnektir: emsal.

Cümlede

The judge said her decision would set a precedent for similar cases.

Yargıç, kararının benzer davalar için emsal oluşturacağını söyledi.

Parça parça

ParçaTürKaynak dilÖzgün biçimBu kelimede
ön ek: preön ekLatinceprae-önce
kök: cedkökLatincecēdere (praecēdēns)gitmek
son ek: entson ek · sıfat, isim yaparLatince-ēns, -ent- (şimdiki zaman ortacı)yapan, yapmakta olan

Aile

Ön ekin başka kelimelerdeki işi

ön ek: pre precede, predecessor, prefer

Bir kelimenin önüne gelir ve bir şeyin daha önce olduğunu ya da yapıldığını anlatır.

Eki incele