Öğretim basamağı: 4 basamaktan 4 (akademik).Kullanım sıklığı: seyrekAnlam: kısmen okunursıfatSınav: YDSSınav: YÖKDİLSınav: IELTSSınav: TOEFL
unprecedented
Telaffuz
ABD/ʌnˈpresɪdentɪd/ BK/ʌnˈpresɪdentɪd/
Sentetik ses
1 · Parçalar
ön ek: unön ek: prekök: cedson ek: entson ek: ed
ön ek: değil · ön ek: önce · kök: gitmek · son ek: yapan, yapmakta olan · son ek: sahip
2 · Harfi harfine
önce gidene sahip olmayan
3 · Bugün
eşi görülmemiş, emsalsiz
eşi görülmemiş, emsalsiz (daha önce hiç olmamış); daha önce hiç bu ölçüde olmamış
İngilizcede precedent ismine olumsuzluk bildiren un- ve 'sahip' anlamlı sıfat eki -ed eklenerek kurulmuştur (dictionary.com; AHD un- + precedented). Taban precedent Latince praecēdēns 'önce giden'den gelir (AHD, dictionary.com).
İngilizcede ilk görülme: 1615-25 (dictionary.com).
Hafıza ipucu Unprecedented: un- değil + precedent emsal + -ed sahip; emsali olmayan, eşi görülmemiş.
Cümlede
The small town saw an unprecedented number of tourists after the film came out.
Film çıktıktan sonra küçük kasaba eşi görülmemiş sayıda turist gördü.
Parça parça
| Parça | Tür | Kaynak dil | Özgün biçim | Bu kelimede |
|---|---|---|---|---|
| ön ek: un | ön ek | İngilizce | un- (Eski İngilizce) | değil (dictionary.com: un- 1 + precedent + -ed.) |
| ön ek: pre | ön ek | Latince | prae- | önce (Taban precedent (praecēdēns); gloss precede ailesiyle tek (ilke 9).) |
| kök: ced | kök | Latince | cēdere (praecēdēns) | gitmek |
| son ek: ent | son ek · sıfat, isim yapar | Latince | -ēns, -ent- | yapan, yapmakta olan (son-ant varyantı -ent (precedent maddesi).) |
| son ek: ed | son ek · sıfat yapar | İngilizce | -ed (Eski İngilizce -ed, -od) | sahip (İsimden sıfat yapan -ed: AHD -ed 3 'having; characterized by', dictionary.com '-ed: a suffix forming adjectives from nouns'.) |
Aile
Ön ekin başka kelimelerdeki işi
ön ek: un unaffected, unavailable, unemployed
Bir sıfatın önüne gelir ve anlamını "değil" yaparak tersine çevirir.