İçeriğe geç

isimAnlamı kısmen parçalardan okunur. Parçalar ipucu verir; bugünkü anlamın bir kısmı sonradan gelişmiştir.Öğretim basamağı: 4 basamaktan 4 (akademik).CEFR düzeyi B2Kullanım sıklığı: seyreksınavYDS · YÖKDİL · IELTS · TOEFL

strait

Telaffuz

  • ABD/streɪt/
  • BK/streɪt/

Sentetik ses

1 · Parçalar

kök: strait

kök: sıkmak

2 · Harfi harfine

sıkılmış şey

3 · Bugün

boğaz (deniz)

boğaz (iki denizi bağlayan dar su yolu); (çoğul straits) sıkıntı, darlık, zor durum

Orta İngilizce streit 'dar; boğaz', Eski Fransızca estreit 'dar, sıkı'dan gelir; estreit Latince strictus'tan, yani stringere 'sıkmak' fiilinin ortacından gelir (AHD, dictionary.com, Longman). strict aynı ortaçtan doğrudan gelir.

İngilizcede ilk görülme: 1250-1300 (dictionary.com); Longman 1300-1400.

Hafıza ipucu Strait: sıkılmış, daralmış su yolu, yani boğaz.

Cümlede

The Strait of Gibraltar is only about 14 kilometres wide at its narrowest point.

Cebelitarık Boğazı en dar yerinde yalnızca 14 kilometre kadar genişliktedir.

Parça parça

ParçaTürKaynak dilÖzgün biçimBu kelimede
kök: straitkökLatincestringere; ortaç strictus; Eski Fransızca estreitsıkmak

Aile