isimAnlamı kısmen parçalardan okunur. Parçalar ipucu verir; bugünkü anlamın bir kısmı sonradan gelişmiştir.Öğretim basamağı: 4 basamaktan 4 (akademik).Kullanım sıklığı: seyreksınavYDS · YÖKDİL · IELTS · TOEFL
constraint
Telaffuz
ABD/kənˈstreɪnt/ BK/kənˈstreɪnt/
Sentetik ses
2 · Harfi harfine
birlikte sıkılmış şey
3 · Bugün
kısıtlama, sınırlama
kısıtlama, sınır (zaman, bütçe); denetim, baskı (davranış üzerinde); çekingenlik, rahat olamama
Orta İngilizce constreinte, Eski/Orta Fransızca constrainte'den gelir; constrainte, constraindre 'kısıtlamak' fiilinin dişil geçmiş zaman ortacının isim olarak kullanımıdır (AHD, dictionary.com, Longman).
İngilizcede ilk görülme: 1350-1400 (dictionary.com); Longman 1300-1400.
Hafıza ipucu Constraint: her yandan birlikte sıkılmış şey; seni sınırlayan engel.
Cümlede
Because of time constraints, the jury listened to each of the 18 bands for only five minutes.
Zaman kısıtlaması yüzünden jüri 18 grubun her birini yalnız beş dakika dinledi.
Parça parça
| Parça | Tür | Kaynak dil | Özgün biçim | Bu kelimede |
|---|---|---|---|---|
| ön ek: con | ön ek | Latince | com- (cōnstringere) | birlikte |
| kök: straint | kök | Latince | stringere (cōnstringere); Eski Fransızca constrainte, constraindre dişil geçmiş zaman ortacı | sıkmak |
Aile
Ön ekin başka kelimelerdeki işi
ön ek: con (ek: com-) coagulate, cogent, cogitate
Kelimeye bir araya gelme, birlikte yapma anlamı katar; bazı kelimelerde yalnızca eylemi güçlendirir.