sıfatAnlamı kısmen parçalardan okunur. Parçalar ipucu verir; bugünkü anlamın bir kısmı sonradan gelişmiştir.Öğretim basamağı: 4 basamaktan 2 (ilk kökler).CEFR düzeyi A1Kullanım sıklığı: seyreksınavLise · YDS · YÖKDİL · IELTS · TOEFL
strict
Telaffuz
ABD/strɪkt/ BK/strɪkt/
Sentetik ses
2 · Harfi harfine
sıkılmış
3 · Bugün
katı, sıkı (kurallar konusunda)
katı, sıkı (kurallara uyulmasını isteyen); (kural) kesin, mutlaka uyulması gereken; tam, harfiyen (anlam); (dinine, ilkesine) sıkı sıkıya bağlı
Latince strictus 'sıkılmış, gergin'den gelir; strictus, stringere 'sıkıca çekmek' fiilinin geçmiş zaman ortacıdır (AHD, dictionary.com, Longman). AHD'ye göre Orta İngilizcede önce 'dar' anlamındaydı.
İngilizcede ilk görülme: 1570-80 (dictionary.com); Longman 1400-1500; AHD Orta İngilizce stricte.
Hafıza ipucu Strict: sıkılmış, gevşekliği olmayan; katı öğretmen kuralları sıkı tutar.
Cümlede
Our chemistry teacher in Bursa is strict: nobody enters the lab without goggles.
Bursa'daki kimya öğretmenimiz katıdır: kimse koruyucu gözlük olmadan laboratuvara giremez.
Parça parça
| Parça | Tür | Kaynak dil | Özgün biçim | Bu kelimede |
|---|---|---|---|---|
| kök: strict | kök | Latince | stringere; ortaç strictus | sıkmak |