sıfatisimAnlamı kısmen parçalardan okunur. Parçalar ipucu verir; bugünkü anlamın bir kısmı sonradan gelişmiştir.Öğretim basamağı: 4 basamaktan 4 (akademik).CEFR düzeyi B2Kullanım sıklığı: seyreksınavYDS · YÖKDİL · IELTS · TOEFL
transient
Telaffuz
ABD/ˈtrænʃənt, ˈtrænziənt/ BK/ˈtrænziənt/
Sentetik ses
Longman İngiliz /ˈtrænziənt/, ABD /ˈtrænʃənt/ verir; vurgu iki biçimde de ilk hecede.
1 · Parçalar
ön ek: öte, karşı tarafa · kök: gitmek · son ek: bir işi yapan, yapmakta olan (sıfat)
2 · Harfi harfine
öte yana giden
3 · Bugün
geçici, kısa süreli
geçici, kısa süren (resmî); bir yerde kısa süre kalan ya da çalışan; kısa süre kalan konuk; evsiz, yerden yere giden kişi (isim, Amerikan İngilizcesi)
Latince trānsīre 'karşıya gitmek' fiilinin şimdiki zaman ortacı trānsiēns 'karşıya giden' biçiminden gelir (AHD, dictionary.com, Longman). AHD İngilizce biçimi Latince biçimin değişmiş hâli diye verir ve trāns- ögesini 'üzerinden' diye glossar.
İngilizcede ilk görülme: 1590-1600 (dictionary.com); Longman 1500-1600.
Hafıza ipucu Transient: trans- öte yana, i gitmek, -ent -an; öte yana gidip duran şey kalıcı değildir, geçicidir.
Cümlede
The fog over the bay was transient; by ten o'clock the ferries were running again.
Körfezdeki sis geçiciydi; saat ona doğru vapurlar yeniden çalışıyordu.
Parça parça
| Parça | Tür | Kaynak dil | Özgün biçim | Bu kelimede |
|---|---|---|---|---|
| ön ek: trans | ön ek | Latince | trāns- (trānsīre) | öte, karşı tarafa |
| kök: i | kök | Latince | īre; trānsiēns, trānseunt- (trānsīre şimdiki zaman ortacı) | gitmek |
| son ek: ent | son ek · sıfat, isim yapar | Latince | -ēns, -ent- (trānsiēns) | bir işi yapan, yapmakta olan (sıfat) |
Aile
Ön ekin başka kelimelerdeki işi
ön ek: trans intransigent, transaction, transfer
Kelimeye bir yandan öbür yana geçme ya da biçim değiştirme anlamı katar.