Öğretim basamağı: 4 basamaktan 4 (akademik).Kullanım sıklığı: seyrekAnlam: kısmen okunurfiilSınav: YDSSınav: YÖKDİL
coagulate
Telaffuz
ABD/koʊˈæɡjəleɪt/ BK/kəʊˈæɡjəleɪt/
Sentetik ses
1 · Parçalar
ön ek: birlikte, bir araya · kök: sürmek; -ulum ile süren şey · son ek: yapmak, hâle getirmek
2 · Harfi harfine
bir araya süren şeyle yapmak
3 · Bugün
pıhtılaşmak
(sıvı) pıhtılaşmak, koyulaşmak; pıhtılaştırmak, koyulaştırmak
Latince coāgulāre 'pıhtılaştırmak' fiilinden; bu fiil coāgulum 'peynir mayası, bir araya getiren şey' isminden türer. coāgulum ise co- 'birlikte' + agere 'sürmek' + -ulum (araç eki) birleşimidir; cōgere 'bir araya sürmek' ile aynı ailedendir. Maya sütün parçalarını bir araya sürer ve katılaştırır.
İngilizcede ilk görülme: fiil anlamı 17. yy başı (dictionary.com 1605-15); 'pıhtılaşmış' ortaç anlamı 1350-1400; Longman 1400-1500
Hafıza ipucu Coagulate: maya sıvıdaki parçaları bir araya (co-) sürer (ag), sıvı katılaşır.
Cümlede
Blood began to coagulate around the small cut within a few minutes.
Küçük kesiğin çevresinde kan birkaç dakika içinde pıhtılaşmaya başladı.
Parça parça
| Parça | Tür | Kaynak dil | Özgün biçim | Bu kelimede |
|---|---|---|---|---|
| ön ek: co | ön ek | Latince | co- (com-) | birlikte, bir araya |
| kök: agul | kök | Latince | coāgulum (co- + agere + -ulum) | sürmek; -ulum ile süren şey (coāgulum 'bir araya getiren şey, peynir mayası'; -ulum araç bildiren isim ekidir, ek kaydı yok, kök parçası içinde tutuldu.) |
| son ek: ate | son ek · fiil, sıfat yapar | Latince | -ātus (coāgulātus) | yapmak, hâle getirmek |
Aile
coagulation, coagulant, anticoagulant
Ön ekin başka kelimelerdeki işi
ön ek: com cogent, cogitate, cognate
Kelimeye bir araya gelme, birlikte yapma anlamı katar; bazı kelimelerde yalnızca eylemi güçlendirir.