İçeriğe geç
Kaynaklarla doğrulandı · editör onayı bekliyor
Görünüm

Öğretim basamağı: 4 basamaktan 4 (akademik).Kullanım sıklığı: seyrekAnlam: anlam kaymışsıfatSınav: YDSSınav: YÖKDİL

cogent

Telaffuz

  • ABD/ˈkoʊdʒənt/
  • BK/ˈkəʊdʒənt/

Sentetik ses

1 · Parçalar

ön ek: cokök: gson ek: ent

ön ek: birlikte, bir araya · kök: sürmek · son ek: yapan, yapmakta olan

2 · Harfi harfine

bir araya süren

3 · Bugün

ikna edici

ikna edici, akla yatkın (kanıt, gerekçe); güçlü, sağlam (savunma)

Latince cōgēns kelimesinden; bu, cōgere 'bir araya sürmek, toplamak, zorlamak' fiilinin şimdiki zaman ortacıdır. cōgere, co- 'birlikte' ile agere 'sürmek' birleşimidir. İkna edici bir kanıt dinleyeni bir sonuca doğru 'zorlar'; anlam buradan gelir.

İngilizcede ilk görülme: 17. yy (dictionary.com 1650-60; Longman 1600-1700)

Hafıza ipucu Cogent bir kanıt düşünceleri bir araya (co-) sürer (g) ve seni sonuca zorlar.

Cümlede

She made a cogent case for moving the meeting online.

Toplantının çevrim içi yapılması için ikna edici bir gerekçe ortaya koydu.

Parça parça

ParçaTürKaynak dilÖzgün biçimBu kelimede
ön ek: coön ekLatinceco- (com-)birlikte, bir araya
kök: gkökLatinceagere (cōgere, ortaç cōgēns)sürmek (co- + agere > cōgere: iki ünlü kaynaşınca kökten yalnız g kalır (dictionary.com cōg- = co- + ag-).)
son ek: entson ek · sıfat, isim yaparLatince-ēns, -ent-yapan, yapmakta olan (-ant ekinin -ent varyantı (şimdiki zaman ortacı).)

Aile

cogency, cogently

Ön ekin başka kelimelerdeki işi

ön ek: com coagulate, cogitate, cognate

Kelimeye bir araya gelme, birlikte yapma anlamı katar; bazı kelimelerde yalnızca eylemi güçlendirir.

Eki incele