component
Öğretim basamağı: 4 basamaktan 3 (sınav kökleri).ön ek: comkök: ponson ek: ent
birlikte koyan
bileşen, parça
Sınav: LiseSınav: YDS
Latincebağımlı kök: Tek başına kelime olmaz; ancak ek alarak kelime kurar.durma ve konumbasamak 2, 3, 4Köken bilgisinin güven düzeyi: kesin
koymak
Latince pōnere 'koymak, yerleştirmek' fiilinden ve onun ortacı positus 'konmuş' biçiminden gelir. -pon- (opponent, component, postpone) ve -posit- (position, positive, deposit, opposite) biçimleri doğrudan Latinceden gelir. -pose ile biten fiiller (oppose, propose, suppose, compose, expose, impose) ve purpose ismi Fransızca üzerinden gelir: Latince ön ekli pōnere bileşikleri, Fransızcada poser 'koymak' fiilinin etkisiyle -poser biçimini almıştır. Kaynaklara göre poser Geç Latince pausāre 'durmak, dinlenmek' fiilindendir ve 'koymak' anlamını pōnere'den devralmıştır; bu yüzden -pose fiilleri köke dolaylı bağlanır. Yalın pose ise pausāre'den gelir, pōnere ailesinde sayılmaz; pause onun akrabasıdır. Aynı görünen farklı kökler: post 'direk' (Latince postis), possible (posse), ponder (pondus) ilgisizdir; repose 'dinlenmek' (Geç Latince repausāre; AHD) ve 'duvarla çevrili yerleşke' anlamındaki compound (Malayca kampung) da ilgisizdir, repose 'güven bağlamak' ise repōnere'dendir; post 'görev yeri' ve 'posta' ise pōnere ortacından İtalyanca üzerinden gelir ve ayrı madde adayıdır. American Heritage pōnere'yi Hint-Avrupa apo- köküne bağlar.
koymak
Çizginin üstünde ön ekle, altında ön eksiz kurulan kelimeler var. Her kelime kendi sayfasına gider.
ön ek: comkök: ponson ek: ent
birlikte koyan
bileşen, parça
Sınav: LiseSınav: YDS
ön ek: comkök: pose
birlikte koymak
oluşturmak; bestelemek
Sınav: LiseSınav: YDS
ön ek: comkök: posite
birlikte konmuş
bileşik, birkaç parçadan oluşan
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: comkök: pound
birlikte koymak
bileşik; (sorunu) ağırlaştırmak
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: dekök: posit
aşağı konmuş
depozito, mevduat; yatırmak
Sınav: LiseSınav: YDS
ön ek: diskök: pose
ayrı koymak
(dispose of) elden çıkarmak, atmak; (disposed to) eğilimli
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: diskök: positson ek: ion
ayrı koyma
mizaç; eğilim
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: exkök: ponson ek: ent
dışarı koyan
savunucu, temsilci; üs
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: exkök: pose
dışarı koymak
maruz bırakmak; ifşa etmek
Sınav: LiseSınav: YDS
ön ek: exkök: pound
dışarı koymak
ayrıntılı açıklamak
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: imkök: pose
üzerine koymak
(vergi, yasak) koymak; dayatmak
Sınav: LiseSınav: YDS
ön ek: imkök: postson ek: or
üzerine koyan kişi
sahtekâr, kendini başkası gibi gösteren kişi
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: juxtakök: pose
yakına koymak
yan yana koymak
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: opkök: ponson ek: ent
karşıya koyan
rakip; muhalif
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: opkök: pose
karşıya koymak
karşı çıkmak
Sınav: LiseSınav: YDS
ön ek: opkök: posite
karşıya konmuş
zıt; karşısında
Sınav: LiseSınav: YDS
kök: positson ek: ion
koyma
konum; mevki; tutum
Sınav: LiseSınav: YDS
kök: positson ek: ive
konmuş olanla ilgili
olumlu; emin
Sınav: LiseSınav: YDS
ön ek: postkök: pone
sonraya koymak
ertelemek
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
kök: postson ek: ure
konma hâli
duruş; tutum
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: prekök: positson ek: ion
öne koyma
edat
Sınav: LiseSınav: YDS
ön ek: prokök: ponson ek: ent
öne koyan
savunucu, destekçi
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: prokök: pose
öne koymak
önermek
Sınav: LiseSınav: YDS
ön ek: purkök: pose
öne koyma
amaç
Sınav: LiseSınav: YDS
ön ek: rekök: positson ek: ory
geri koyma yeri
depo, saklama yeri; bilgi hazinesi
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: superön ek: imkök: pose
üstten üzerine koymak
üzerine bindirmek
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: supkök: pose
altına koymak
sanmak; varsaymak
Sınav: LiseSınav: YDS
ön ek: transkök: pose
öteye koymak
yerlerini değiştirmek; aktarmak
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
Latincede pōnere 'koymak' demekti; ortacı positus ise 'konmuş' anlamına geliyordu. Bir şeyin konduğu yer position, karşıya konan şey opposite, yere bırakılan para deposit oldu. Bir bütünün içine birlikte konan parça component, karşıya yerleşen rakip opponent, sonraya bırakılan iş postpone ile anlatıldı. Hikâyenin ilginç bir kıvrımı var. Fransızcada poser fiili aslında 'durmak, dinlenmek' anlamındaki başka bir Latince fiilden geliyordu, ama 'koymak' anlamını üstlendi; prōpōnere, suppōnere gibi Latince bileşikler onun etkisiyle proposer, supposer biçimini aldı. propose, suppose, compose ve expose'daki -pose hecesi oradan gelir. Aynı fiil compound ve expound'da -pound, posture ve impostor'da post biçiminde saklanır. İçinde pon, pos, posit ya da pound gördüğün kelimede şunu sor: ne, nereye konuyor?