sıfatAnlamı kısmen parçalardan okunur. Parçalar ipucu verir; bugünkü anlamın bir kısmı sonradan gelişmiştir.Öğretim basamağı: 4 basamaktan 4 (akademik).Kullanım sıklığı: seyreksınavYDS · YÖKDİL · IELTS · TOEFL
convoluted
Telaffuz
ABD/ˈkɑːnvəluːtɪd/ BK/ˈkɒnvəluːtɪd/
Sentetik ses
Ana vurgu ilk hecede: CON-vo-lut-ed (LDOCE); dictionary.com -lu- hecesinde ikincil vurgu gösterir.
1 · Parçalar
ön ek: conkök: volutson ek: ed
ön ek: birlikte, ile · kök: yuvarlamak · son ek: -miş, -mış (geçmiş zaman ortacı)
2 · Harfi harfine
birlikte yuvarlanmış
3 · Bugün
karmaşık, dolambaçlı, anlaşılması zor
karmaşık, dolambaçlı, anlaşılması zor (cümle, düşünce, kural); (resmî) çok kıvrımlı, iç içe sarılmış
İngilizce convolute 'iç içe sarılmış' sıfatına -ed ekinin eklenmesiyle kurulmuştur (dictionary.com). convolute, Latince convolvere 'birlikte yuvarlamak, sarmak' fiilinin ortacı convolūtus'tan gelir: com- 'birlikte' + volvere 'yuvarlamak' (AHD, dictionary.com; LDOCE convoluted'ı doğrudan bu ortaca bağlar). dictionary.com Explanation'a göre kelime önce kendi üstüne sarılmış nesneler için kullanılırdı; 'karmaşık, dolambaçlı' anlamı sonradan gelişti.
İngilizcede ilk görülme: 1805-1815 (dictionary.com); LDOCE 1600-1700.
Hafıza ipucu Convoluted: con- 'birlikte' + volut 'yuvarlanmış' + -ed; iplerin birlikte yuvarlanıp düğümlenmesi gibi iç içe geçmiş, karmaşık.
Cümlede
The instructions for the new phone were so convoluted that Burak needed forty minutes just to turn it on.
Yeni telefonun kullanım talimatları o kadar karmaşıktı ki Burak'ın sadece açmak için kırk dakikaya ihtiyacı oldu.
Parça parça
| Parça | Tür | Kaynak dil | Özgün biçim | Bu kelimede |
|---|---|---|---|---|
| ön ek: con | ön ek | Latince | com- (con-; convolvere) | birlikte, ile |
| kök: volut | kök | Latince | convolute (taban) < Latince convolūtus, convolvere'nin geçmiş zaman ortacı | yuvarlamak |
| son ek: ed | son ek · sıfat, fiil yapar | İngilizce | -ed (dictionary.com -ed 2) | -miş, -mış (geçmiş zaman ortacı) |
Aile
Ön ekin başka kelimelerdeki işi
ön ek: con (ek: com-) coagulate, cogent, cogitate
Kelimeye bir araya gelme, birlikte yapma anlamı katar; bazı kelimelerde yalnızca eylemi güçlendirir.