Öğretim basamağı: 4 basamaktan 4 (akademik).Kullanım sıklığı: akademikAnlam: parçalardan okunursıfatSınav: YDSSınav: YÖKDİLSınav: IELTSSınav: TOEFL
finite
Telaffuz
ABD/ˈfaɪnaɪt/ BK/ˈfaɪnaɪt/
Sentetik ses
2 · Harfi harfine
sınırlanmış
3 · Bugün
sınırlı, sonlu
sınırlı, sonu olan; (dilbilgisi) çekimli (fiil biçimi); (matematik) sonlu
Geç Orta İngilizcede Latince fīnītus sözcüğünden alınmıştır; fīnītus, fīnīre 'sınırlamak, bitirmek' fiilinin geçmiş zaman ortacıdır, fīnīre de fīnis 'son' isminden türemiştir (AHD, dictionary.com, Longman).
İngilizcede ilk görülme: 1375-1425 (dictionary.com); Longman 1300-1400.
Hafıza ipucu finite, Latince fīnītus 'sınırlanmış' sözcüğünden gelir: sınırı çizilmiş olan şey sonludur.
Cümlede
The village has only a finite amount of water in its tank, so in August everyone is asked to save it.
Köyün deposunda yalnız sınırlı miktarda su var, bu yüzden ağustosta herkesten su tasarrufu yapması isteniyor.
Parça parça
| Parça | Tür | Kaynak dil | Özgün biçim | Bu kelimede |
|---|---|---|---|---|
| kök: finite | kök | Latince | fīnītus (fīnīre geçmiş zaman ortacı) | sınırlamak (AHD: fīnītus, fīnīre 'to limit' ortacı < fīnis 'end'; dictionary.com: fīnīre 'to stop, limit' ortacı; Longman: finire ortacı (→ FINISH). Gloss 'sınırlamak' (AHD + dictionary.com; ilke 84/117). Ortaç sonu -ite kök parçasında kalır (yönerge; opposite, composite emsali); dictionary.com '-ite 2'ye gönderir, son-ite kaydı başka anlamlıdır, ek_id verilmez. Kök kaydı varyantı finite.) |