İçeriğe geç

sıfatAnlamı parçalardan kaymış. Bugünkü anlam parçaların anlamından uzaklaşmıştır; parçalar yalnız kökeni gösterir.Öğretim basamağı: 4 basamaktan 4 (akademik).Kullanım sıklığı: seyreksınavYDS · YÖKDİL · IELTS · TOEFL

prevalent

Telaffuz

  • ABD/ˈprevələnt/
  • BK/ˈprevələnt/

Sentetik ses

Vurgu ilk hecede (PREV-a-lent); prevail’den (pre-VAIL) farklı olarak ilk hece vurgulu ve e kısa okunur.

1 · Parçalar

ön ek: prekök: valson ek: ent

ön ek: önce · kök: güçlü olmak · son ek: bir işi yapan, yapmakta olan

2 · Harfi harfine

önce güçlü olan

3 · Bugün

yaygın

yaygın, genel, sık görülen; (eski) üstün, baskın

Latince praevalēns sözcüğünden gelir; bu, praevalēre 'daha güçlü olmak' fiilinin şimdiki zaman ortacıdır (AHD, dictionary.com, Longman). dictionary.com ortacı 'üstün güce sahip' diye çevirir; AHD'ye göre Orta İngilizcede anlam 'çok güçlü' idi. Bugünkü 'yaygın' anlamı prevail'in 'hüküm sürmek' anlamıyla paraleldir.

İngilizcede ilk görülme: 1570-80 (dictionary.com); Longman 1500-1600.

Hafıza ipucu prevalent = pre- 'önce' + val 'güçlü olmak' + -ent '-an': güçte öne geçmiş olan şey yaygınlaşır.

Cümlede

After the new bike lane opened on Çınar Street, cycling to school became prevalent among the pupils of our small town.

Çınar Sokağı’ndaki yeni bisiklet yolu açılınca küçük kasabamızın öğrencileri arasında okula bisikletle gitmek yaygınlaştı.

Parça parça

ParçaTürKaynak dilÖzgün biçimBu kelimede
ön ek: preön ekLatinceprae- (praevalēns)önce
kök: valkökLatincevalēre; praevalēre, praevalēnsgüçlü olmak
son ek: entson ek · sıfat, isim yaparLatince-ēns, -ent- (praevalēns)bir işi yapan, yapmakta olan

Aile

Ön ekin başka kelimelerdeki işi

ön ek: pre precede, precedent, predecessor

Bir kelimenin önüne gelir ve bir şeyin daha önce olduğunu ya da yapıldığını anlatır.

Eki incele