Öğretim basamağı: 4 basamaktan 4 (akademik).Kullanım sıklığı: seyrekAnlam: kısmen okunurisimSınav: YDSSınav: YÖKDİLSınav: IELTSSınav: TOEFL
artifact
Telaffuz
ABD/ˈɑːrtəfækt/ BK/ˈɑːtəfækt/
Sentetik ses
2 · Harfi harfine
beceriyle yapılmış şey
3 · Bugün
(tarihî) eser, insan yapımı nesne
(özellikle tarihî ya da arkeolojik önemi olan) insan yapımı nesne, eser (alet, silah, süs eşyası); bir kültürün ya da dönemin ürünü sayılan şey; (bilim) gözlemde yöntemden ya da aygıttan kaynaklanan yapay iz, hata
Latince arte factum '(bir şey) beceriyle yapılmış' öbeğinden gelir: arte, ars 'beceri, sanat' isminin '-le' hâli; factum, facere 'yapmak' fiilinin nötr ortacı (AHD, dictionary.com). dictionary.com'a göre İngilizcede önce artefact yazımı (1625-1650), artifact ise sonra (1815-1825) görülür; Longman artefact'ı İngiliz, artifact'ı Amerikan yazımı olarak verir.
İngilizcede ilk görülme: 1815-1825 artifact yazımı; artefact 1625-1650 (dictionary.com).
Hafıza ipucu Artifact: Latince arte 'beceriyle' + factum 'yapılmış şey'. İnsan elinin becerisiyle yapılmış, müzelik eser.
Cümlede
The children gasped when the archaeologist lifted a small clay lamp from the trench, an artifact from a village that vanished long ago.
Arkeolog hendekten küçük bir kil kandil çıkarınca çocukların nefesi kesildi; çoktan yok olmuş bir köyden kalma bir eserdi bu.
Parça parça
| Parça | Tür | Kaynak dil | Özgün biçim | Bu kelimede |
|---|---|---|---|---|
| kök: arti | kök | Latince | arte (ars, art- ismin ablatifi) | beceri (AHD: Latince arte, ars 'art' isminin ablatifi; dictionary.com: Latince öbek arte factum '(something) made with skill'; dictionary.com art: ars 'skill, craft, craftsmanship'. İkinci kök; ars için Kökten kök kaydı yok, kok_ref yazılmadı (manufacture'daki manu emsali; ilke 31). Ablatif hâl eki H'de ('beceriyle'; bas-denetci parti-020: ikinci kök glossu yalın). İngilizce yazım: artefact (önce, 1625-1650) ve artifact (sonra, dictionary.com 'variant of artefact'); -i- yazımı kaynakta açıklanmaz.) |
| kök: fact | kök | Latince | factum < factus < facere | yapmak (AHD: factum 'something made', facere 'to make' nötr geçmiş zaman ortacından. dictionary.com: arte factum; bkz. fact. Nötr ortaç ismi: H '… şey' (ilke 53/62; fact emsali).) |