Öğretim basamağı: 4 basamaktan 2 (ilk kökler).CEFR düzeyi B1Kullanım sıklığı: çok sıkAnlam: kısmen okunurisimfiilSınav: LiseSınav: YDSSınav: YÖKDİLSınav: IELTSSınav: TOEFL
benefit
Telaffuz
ABD/ˈbenəfɪt/ BK/ˈbenɪfɪt/
Sentetik ses
2 · Harfi harfine
iyi yapılmış şey
3 · Bugün
yarar, fayda
yarar, fayda, kazanç; (devlet) yardım, ödenek (sosyal yardım); (işveren) yan hak; yardım amaçlı etkinlik (benefit concert); (fiil) yararına olmak; yararlanmak (benefit from)
Orta İngilizce benfet, Anglo-Fransızca benfet ve Eski Fransızca bienfait 'iyilik' üzerinden Latince benefactum 'iyi iş, iyilik' kelimesinden gelir: bene 'iyi' + factum 'yapılmış şey' (AHD, dictionary.com, Longman). dictionary.com'a göre İngilizcede ilk hece sonradan Latince bene'ye göre yeniden yazıldı.
İngilizcede ilk görülme: 1350-1400 (dictionary.com); Longman 1300-1400.
Hafıza ipucu Benefit: bene iyi, fit yapılmış; birine iyi yapılmış şey, yani yarar ve fayda.
Cümlede
One benefit of walking to school is that Aslı arrives awake and ready for her first lesson.
Okula yürümenin bir yararı, Aslı'nın ilk dersine uyanık ve hazır gelmesi.
Parça parça
| Parça | Tür | Kaynak dil | Özgün biçim | Bu kelimede |
|---|---|---|---|---|
| kök: bene | kök | Latince | bene (benefactum) | iyi (Latince zarf bene 'well' (AHD benefaction; dictionary.com bene- 'combining form of bene (adv.) well'). İkinci kök; kök kaydı yok, kok_ref yazılmadı (ilke 31: birincil kök fac). dictionary.com bene- girdisi 'birleşik biçim' der; AHD'de bene- girdisi yok → ilke 29 sağlanmaz, ek kaydı açılmaz. dictionary.com: Orta İngilizce benfet'in ilk hecesi Latinceye göre yeniden yazıldı (benefytt).) |
| kök: fit | kök | Anglo-Fransızca | benefactum < benefactus < benefacere < facere | yapmak (AHD: Eski Fransızca bienfait 'good deed' < Latince benefactum < benefacere 'to do a service'; AHD benefaction: bene 'well' + facere 'to do'. dictionary.com: Anglo-Fransızca benfet, Orta Fransızca bienfait < benefactum 'good deed'. Longman: Anglo-Fransızca ben fet < bene factum < bene factus. Nötr ortaç ismi: H '… şey' (ilke 53/62).) |