Öğretim basamağı: 4 basamaktan 3 (sınav kökleri).CEFR düzeyi B2Kullanım sıklığı: çok sıkAnlam: kısmen okunurisimSınav: LiseSınav: YDSSınav: YÖKDİLSınav: IELTSSınav: TOEFL
factor
Telaffuz
ABD/ˈfæktər/ BK/ˈfæktə/
Sentetik ses
2 · Harfi harfine
yapan
3 · Bugün
etken, etmen
(matematik) çarpan; (bir ölçekteki) düzey, katsayı (sun protection factor); (ticaret) komisyoncu, aracı
Orta İngilizce factour, Eski Fransızca facteur üzerinden Latince factor 'yapan, fail' kelimesinden gelir; factor, facere 'yapmak' fiilinden türemiştir (AHD, dictionary.com, Longman). Bir sonucu 'yapan' şey bugün etkendir.
İngilizcede ilk görülme: 1400-50 (dictionary.com); Longman 1400-1500.
Hafıza ipucu Factor: fact yapmak, -or yapan; bir sonucu yapan, ortaya çıkaran şey, yani etken (Türkçedeki faktör).
Cümlede
Cheap bus tickets were a major factor in Elif's decision to study in Eskişehir.
Ucuz otobüs biletleri, Elif'in Eskişehir'de okuma kararında önemli bir etkendi.
Parça parça
| Parça | Tür | Kaynak dil | Özgün biçim | Bu kelimede |
|---|---|---|---|---|
| kök: fact | kök | Latince | factor < facere | yapmak (Latince factor 'maker, doer' < facere (AHD, Longman). dictionary.com bölmesi 'fac(ere) + -tor'; Kökten emsali actor, conductor: ortaç gövdesi + -or.) |
| son ek: or | son ek · isim yapar | Latince | -or (-tor) | bir işi yapan kişi (dictionary.com '-tor agent noun suffix'.) |