Öğretim basamağı: 4 basamaktan 3 (sınav kökleri).CEFR düzeyi B2Kullanım sıklığı: akademikAnlam: parçalardan okunurfiilSınav: LiseSınav: YDSSınav: YÖKDİLSınav: IELTSSınav: TOEFL
justify
Telaffuz
ABD/ˈdʒʌstɪfaɪ/ BK/ˈdʒʌstɪfaɪ/
Sentetik ses
2 · Harfi harfine
haklı yapmak
3 · Bugün
haklı çıkarmak, gerekçelendirmek
(bir davranışı, kararı) gerekçelendirmek, haklı olduğunu göstermek; (bir şeyin yapılması için) haklı neden olmak, gerekli kılmak
Orta İngilizce justifien, Eski Fransızca justifier yoluyla Geç Latince iūstificāre 'birine adil davranmak' fiilinden gelir; bu fiil Latince iūstus 'haklı, adil' ile -ficāre 'yapmak' ekinden kurulmuştur (AHD, dictionary.com, Longman). -ficāre, facere 'yapmak' fiilinin birleşik biçimidir.
İngilizcede ilk görülme: 1250-1300 (dictionary.com); Longman 1300-1400.
Hafıza ipucu Justify: justi 'haklı' + fy 'yapmak'; bir kararı haklı yapmak, yani gerekçesini gösterip haklı çıkarmak.
Cümlede
Our coach had to justify his choice to keep the top scorer on the bench during the final.
Antrenörümüz finalde en golcü oyuncuyu yedek kulübesinde tutma tercihini gerekçelendirmek zorunda kaldı.
Parça parça
| Parça | Tür | Kaynak dil | Özgün biçim | Bu kelimede |
|---|---|---|---|---|
| kök: justi | kök | Latince | iūstus (birleşik biçim iūsti-; iūstificāre) | haklı (AHD: Geç Latince iūstificāre : iūstus 'just' + -ficāre; dictionary.com jūsti- (jūstus birleşik biçimi) + -ficāre; Longman justificare < justus. İkinci kök; Kökten'de kök kaydı yok, kok_ref yazılmadı. 'just' Türkçe karşılığı 'haklı, adil'; parça glossu 'haklı'. iūstus glossu AHD 'just', dictionary.com 'righteous' (iūs 'law, right'); H 'haklı' (bas-denetci parti-035 A2).) |
| kök: fy | kök | Latince | -ficāre (iūstificāre) < facere | yapmak (AHD ve dictionary.com -ficāre (-fy) < facere. Taban (iūstus) için Kökten'de kök kaydı yok → madde fac'ta, parça kök parçası, sayım dolaylı (b) (ilke 124; kok-listesi satır 18). Taban kökü açılırsa madde oraya taşınır, parça son-ify'e geçer, fac'ta ikincil üye (ilke 68).) |