sıfatAnlamı parçalardan kaymış. Bugünkü anlam parçaların anlamından uzaklaşmıştır; parçalar yalnız kökeni gösterir.Öğretim basamağı: 4 basamaktan 4 (akademik).Kullanım sıklığı: seyreksınavYDS · YÖKDİL · IELTS · TOEFL
defective
Telaffuz
ABD/dɪˈfektɪv/ BK/dɪˈfektɪv/
Sentetik ses
1 · Parçalar
ön ek: uzağa, -den (ayrılma) · kök: yapmak · son ek: bir işi yapmaya eğilimli
2 · Harfi harfine
uzağa yapmaya eğilimli
3 · Bugün
kusurlu, bozuk
kusurlu, bozuk; düzgün yapılmamış ya da düzgün çalışmayan; (dilbilgisi) bazı çekim biçimleri eksik olan (AHD 2)
Geç Latince dēfectīvus kelimesinden gelir; dēfectus 'eksiklik, kusur' ismine -īvus eki getirilerek kurulmuştur (dictionary.com). dēfectus, dē- ile facere 'yapmak' fiilinden kurulan dēficere 'eksik kalmak, yetmemek' fiilinden gelir (AHD ve dictionary.com defect). dictionary.com'a göre bu biçim, Orta Fransızca yoluyla gelen Orta İngilizce defectif'in yerini almıştır.
İngilizcede ilk görülme: 1375-1425 (dictionary.com).
Hafıza ipucu Defective: defect (kusur) + -ive 'eğilimli'. Kusura eğilimli, bozuk ürün defective'dir.
Cümlede
Mehmet took the defective kettle back to the shop because it switched itself off after ten seconds.
Mehmet kusurlu su ısıtıcısını dükkâna geri götürdü, çünkü on saniye sonra kendiliğinden kapanıyordu.
Parça parça
| Parça | Tür | Kaynak dil | Özgün biçim | Bu kelimede |
|---|---|---|---|---|
| ön ek: de | ön ek | Latince | dē- (dēficere) | uzağa, -den (ayrılma) |
| kök: fect | kök | Latince | dēfectīvus < dēfectus < dēficere < facere | yapmak |
| son ek: ive | son ek · sıfat, isim yapar | Latince | -īvus (dēfectīvus) | bir işi yapmaya eğilimli |
Aile
Ön ekin başka kelimelerdeki işi
ön ek: de deceit, deceive, deception
Kelimeye yapılanı geri alma, bir şeyi giderme ya da aşağı inme anlamı katar.