sıfatAnlamı kısmen parçalardan okunur. Parçalar ipucu verir; bugünkü anlamın bir kısmı sonradan gelişmiştir.Öğretim basamağı: 4 basamaktan 4 (akademik).Kullanım sıklığı: seyreksınavYDS · YÖKDİL · IELTS · TOEFL
factual
Telaffuz
ABD/ˈfæktʃuəl/ BK/ˈfæktʃuəl/
Sentetik ses
2 · Harfi harfine
yapılmış şeyle ilgili
3 · Bugün
olgusal, olgulara dayanan
olgusal; olgulara dayanan ya da olgularla ilgili; gerçek, doğru (AHD 1)
dictionary.com'a göre İngilizcede fact kelimesine actual ya da effectual örneğinde olduğu gibi -ual eki getirilerek kurulmuştur. fact Latince factum 'yapılmış şey'den gelir; factum facere 'yapmak' fiilinin nötr ortacıdır (AHD, dictionary.com, Longman fact).
İngilizcede ilk görülme: 1825-1835 (dictionary.com).
Hafıza ipucu Factual: fact (olgu) + -ual 'ile ilgili'. Olgulara dayanan anlatım factual'dır; actual (asıl, gerçek) ile karıştırma.
Cümlede
The museum guide gave us a short, factual talk about the old mill, full of dates but with no legends.
Müze rehberi bize eski değirmen hakkında kısa ve olgulara dayalı bir konuşma yaptı; tarihlerle doluydu ama efsane yoktu.
Parça parça
| Parça | Tür | Kaynak dil | Özgün biçim | Bu kelimede |
|---|---|---|---|---|
| kök: fact | kök | İngilizce | fact (taban) < factum < facere | yapmak |
| son ek: ual | son ek · sıfat yapar | İngilizce | -ual (dictionary.com fact + -ual, actual ya da effectual örneğine göre) | ile ilgili |