sıfatAnlamı parçalardan kaymış. Bugünkü anlam parçaların anlamından uzaklaşmıştır; parçalar yalnız kökeni gösterir.Öğretim basamağı: 4 basamaktan 4 (akademik).Kullanım sıklığı: seyreksınavYDS · YÖKDİL · IELTS · TOEFL
infective
Telaffuz
ABD/ɪnˈfektɪv/ BK/ɪnˈfektɪv/
Sentetik ses
1 · Parçalar
ön ek: içine, içeri · kök: yapmak · son ek: bir işi yapmaya eğilimli
2 · Harfi harfine
içeri yapmaya eğilimli
3 · Bugün
bulaşıcı, enfeksiyon yapan
Orta İngilizce yoluyla Orta Çağ Latincesi infectīvus kelimesinden gelir (dictionary.com); kökünde īnficere 'lekelemek, bulaştırmak' fiili vardır: in- 'içeri' + facere 'yapmak' (AHD infect, dictionary.com infect).
İngilizcede ilk görülme: 1350-1400 (dictionary.com).
Hafıza ipucu Infective: infect 'bulaştırmak' (in- 'içeri' + fect 'yap') + -ive 'eğilimli'. Hastalığı içeri sokmaya yatkın, bulaşıcı.
Cümlede
The vet kept the sick puppy away from the others for ten days, until it was no longer infective.
Veteriner hasta yavru köpeği, artık hastalık bulaştırmayacak duruma gelene kadar on gün ötekilerden uzak tuttu.
Parça parça
| Parça | Tür | Kaynak dil | Özgün biçim | Bu kelimede |
|---|---|---|---|---|
| ön ek: in | ön ek | Latince | in- (īnficere) | içine, içeri |
| kök: fect | kök | Orta Çağ Latincesi | īnfectīvus < īnfectus < īnficere < facere | yapmak |
| son ek: ive | son ek · sıfat, isim yapar | Orta Çağ Latincesi | -īvus (infectīvus) | bir işi yapmaya eğilimli |
Aile
Ön ekin başka kelimelerdeki işi
ön ek: in employ, employee, employer
Kelimeye içeri doğru yönelme ya da bir şeyin içinde olma anlamı katar.