isimfiilAnlamı parçalardan kaymış. Bugünkü anlam parçaların anlamından uzaklaşmıştır; parçalar yalnız kökeni gösterir.Öğretim basamağı: 4 basamaktan 4 (akademik).Kullanım sıklığı: seyreksınavYDS · YÖKDİL · IELTS · TOEFL
defect
Telaffuz
ABD/ˈdiːfekt/ BK/ˈdiːfekt/
Sentetik ses
| Tür | ABD | BK |
|---|---|---|
| isim | /ˈdiːfekt/ | /ˈdiːfekt/ |
| fiil | /dɪˈfekt/ | /dɪˈfekt/ |
İsim ilk hecede vurgulanır (/ˈdiːfekt/; Longman ayrıca /dɪˈfekt/ verir); fiil ikinci hecede (/dɪˈfekt/).
2 · Harfi harfine
uzağa yapma
3 · Bugün
kusur, bozukluk
kusur, bozukluk, arıza; eksiklik, noksan; (fiil) karşı tarafa geçmek, ülkesini ya da partisini bırakıp kaçmak
Orta İngilizce, Latince dēfectus 'eksiklik, başarısızlık' kelimesinden gelir; dēfectus, dēficere 'bırakıp gitmek, eksik kalmak' fiilinin ortacıdır: dē- + facere 'yapmak' (AHD, dictionary.com, Longman). 'Bir yerden ayrılıp eksik bırakmak' anlamı isimde kusura, fiilde taraf değiştirmeye kaydı.
İngilizcede ilk görülme: 1375-1425 (dictionary.com); Longman isim 1400-1500, fiil 1500-1600.
Hafıza ipucu Defect: de- uzağa, fect yapmak; olması gerekenden uzak kalan, eksik yapılmış yer, yani kusur.
Cümlede
The shop replaced Deniz's new headphones because of a defect in the left speaker.
Mağaza, sol hoparlördeki bir kusur yüzünden Deniz'in yeni kulaklığını değiştirdi.
Parça parça
| Parça | Tür | Kaynak dil | Özgün biçim | Bu kelimede |
|---|---|---|---|---|
| ön ek: de | ön ek | Latince | dē- (dēficere) | uzağa, -den (ayrılma) |
| kök: fect | kök | Latince | dēfectus < dēficere < facere | yapmak |
Aile
Ön ekin başka kelimelerdeki işi
ön ek: de deceit, deceive, deception
Kelimeye yapılanı geri alma, bir şeyi giderme ya da aşağı inme anlamı katar.