affair
Öğretim basamağı: 4 basamaktan 2 (ilk kökler).ön ek: afkök: fair
yapmaya
(çoğul) işler, meseleler; olay
Sınav: LiseSınav: YDS
Latincebağımlı kök: Tek başına kelime olmaz; ancak ek alarak kelime kurar.yapma ve biçimbasamak 2, 3, 4Köken bilgisinin güven düzeyi: kesin
yapmak
Latince facere 'yapmak' fiilinden gelir. Yalın gövde fact- (fact, factor, factory, manufacture); ön ekli bileşiklerde fiil -ficere (efficient, sufficient), ortaç -fectus (effect, affect, perfect, defect, infect); facilis 'kolay' sıfatı üzerinden facil/ficul (facility, facilitate, difficult, difficulty); Eski Fransızca yoluyla aşınmış feat, fashion, fit (feature, fashion, profit, benefit). Kök 032-035 partilerine bölünür; bu kayıt ilk dilimdir (parti-032), sonraki dilimler aynı kayda eklenir. -fy/-fic türevleri (signify, significant, specify…) taban kökte sıkı, fac hanesinde dolaylı (b) sayılır ve kelime içinde son-ify ekine bağlanır (ilke 101; dilim 035). İkincil üyeler (ilke 31/68, sayılmaz): significant, significance, signify, insignificant (sign kökünde). Tuzaklar: (a) act, action, actor Latince agere'den gelir, facere'den değil (AHD act, dictionary.com act; Kökten ag kökü). (b) fiction fingere 'biçim vermek' fiilindendir, fic görünse de bu kök değildir (AHD, dictionary.com). (c) fabric Latince fabrica < faber 'zanaatkâr'dan gelir (AHD, dictionary.com); Türkçe fabrika İtalyanca fabbrica'dandır (TDK), factory ile köken bağı kaynaklı değildir. (d) office için dictionary.com 'presumably' çekincesiyle opificium (opus + facere) verir, AHD yalnız Hint-Avrupa köküne gider → sayım dışı, akraba (ilke 46; bas-denetci parti-032, ilke 115). (e) face (faciēs) yalnız Longman'da facere'ye bağlanır → uzak akraba. (f) Türkçe efektif 'nakit para'dır, effective 'etkili' değil (TDK). (g) fake ayrı kökendir: argo 'yapmak, soymak', olası Almanca/Felemenkçe (AHD, dictionary.com). (h) prophet profit ile sesteştir ama Yunanca prophētēs 'önceden söyleyen'dir (AHD, dictionary.com). (i) fax, facsimile'nin kırpmasıdır; fac- Latince facere'nin emir kipi 'yap!' (AHD, dictionary.com); madde değil. (j) profit/benefit'teki fit İngilizce fit 'uymak' değildir; difficult'taki fic facilis gövdesidir, efficient'taki -ficere değil; infect'teki in- olumsuz değildir (dictionary.com in- 2). Parti-033 (dilim 2): Eski Fransızca yoluyla aşınmış fair (affair < a faire), feit (counterfeit < contrefait) ve emir kipi fac (facsimile 'benzer yap!') eklendi; deficit Latince dēficit 'eksik kalır' çekimidir. Tuzaklar: (k) faction ile fraction karışır: fraction frangere 'kırmak'tandır (AHD, dictionary.com); Türkçe fraksiyon 'hizip' Fransızca fraction'dan gelir (TDK), faction'a anlamca yakın olsa da bu kökten değildir. (l) Türkçe defo TDK'ya göre Fransızca défaut'dan gelir; sayılan kaynakların defect/defective zincirinde défaut geçmez, köprü yazılmadı. (m) facsimile bu dilimde madde oldu; fax yine madde değildir (aciklama (i)). (n) beneficial'daki fic Latince -ficus sıfat ekidir (AHD benefic, -fic; dictionary.com benefic): fac hanesinde dolaylı (b), parça kök parçası (ilke 124; bas-denetci parti-033). Parti-034 (dilim 3): Eski Fransızca fais- (feasible, feasibility), forfait/surfait (forfeit, surfeit), Latince efficāx (efficacy, efficacious), arte factum (artifact), malefacere/benefacere (malefactor, benefactor), emir kipi fac (factotum) ve -fect/-fic türevleri eklendi. Tuzaklar: (o) forfeit'teki for- Latince forīs 'dışarıda'dır (dictionary.com forfeit; AHD foreclose fors- < forīs); Eski İngilizce fore- (on-fore) değildir. (p) surfeit'teki sur- Latince super-'in Fransızca biçimidir (AHD sur-; dictionary.com surfeit sur- 1), sub-'un sur- biçimi (surrogate) değildir. (q) Türkçe konfeksiyon (TDK: Fransızca confection, 'hazır giyim eşyası') confection ile aynı Fransızca kelimeye iner ama İngilizcede 'tatlı, şekerleme' öğretilir; yalancı dost. (r) Türkçe fizibilite TDK'ya göre doğrudan İngilizce feasibility'dir. (s) benefactor/malefactor bileşik fiil (benefacere, malefacere) türevi olduğu için sıkı, beneficial -ficus türevi olduğu için dolaylı (b) (ilke 141). (t) unaffected'ın iki anlamı iki Latince biçimden: affect¹ afficere 'etkilemek', affect² affectāre 'yapmacık, düşkünlük' (dictionary.com unaffected, affect). Parti-035 (dilim 4, son): Latince -ficāre fiil eki (İngilizce -fy, -ify; isim -fication) ve -ficus sıfat eki facere'nin birleşik biçimleridir (AHD -fy, -fic, -fication; dictionary.com -fy, -fic, -fication). Tabanının kökü Kökten'de olmayan -fy fiilleri ve isimleri (identify, justify, clarify, simplify, classify, qualify, verify, certify, notify, magnify; identification, justification, clarification, classification, qualification, notification; certificate) bu kayda dolaylı (b) olarak bağlanır (ilke 124); satisfy, satisfaction, satisfactory bileşik fiil satisfacere'den, sacrifice Latince bileşik isim sacrificium'dan geldiği için sıkıdır (ilke 141). İkincil üyeler (ilke 31/68, sayılmaz; maddeleri taban kökte): significant, significance, signify, insignificant (sign), unify (uni), specify, specific (spect), modify, modification (mod; parti-047). Tuzaklar: (u) artificial ve artifice Latince artificium < artifex 'zanaatkâr' kelimesinden gelir; AHD artifex'i ars 'sanat' + -fex 'yapan' diye böler (Longman artifex < ars + facere; dictionary.com artificium = arti- + -fic- + -ium): -fex kök adıdır → akraba, sayım dışı, madde açılmadı (karar 1; participate emsali); artifact (arte factum) ise bu kaydın üyesidir. (v) satisfy'daki -fy yüzeyi justify'dakiyle aynı görünür ama satisfy bileşik fiil satisfacere'dendir (AHD, Longman; dictionary.com Halk Latincesi *satisficāre): sıkı; justify -ficāre ekiyle kurulmuştur: dolaylı (b). (w) sacrifice'taki -fice -ficus değildir: Latince sacrificium sacer + facere (AHD, dictionary.com, Longman), sıkı. (x) classify'ı yalnız dictionary.com açıklar (Latince classi(s) + -fy); AHD ve Longman köken vermez. (y) Türkçe sertifika TDK'ya göre Fransızca certificat'dır (Longman certificate: Fransızca certificat) → köprü; modifikasyon, kalifikasyon, spesifik için sayılan sayfalar Fransızca aşama vermediğinden köprü yazılmadı (TDK).
yapmak
Çizginin üstünde ön ekle, altında ön eksiz kurulan kelimeler var. Her kelime kendi sayfasına gider.
ön ek: afkök: fair
yapmaya
(çoğul) işler, meseleler; olay
Sınav: LiseSınav: YDS
ön ek: afkök: fect
-e doğru yapılmış
etkilemek
Sınav: LiseSınav: YDS
ön ek: afkök: fectson ek: ation
-e doğru yapmaya çalışma
yapmacıklık
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: afkök: fectson ek: ion
-e doğru yapma
sevgi, şefkat
Sınav: LiseSınav: YDS
ön ek: afkök: fectson ek: ionson ek: ate
-e doğru yapma özelliğinde
sevecen, şefkatli
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: afkök: fectson ek: ive
-e doğru yapmaya eğilimli
duygusal, duygulanımsal
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
kök: artikök: fact
beceriyle yapılmış şey
(tarihî) eser, insan yapımı nesne
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
kök: benekök: factson ek: or
iyi yapan kişi
bağışçı, hayırsever
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
kök: benekök: ficson ek: ial
iyi yapmayla ilgili
yararlı, faydalı
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
kök: benekök: fit
iyi yapılmış şey
yarar, fayda
Sınav: LiseSınav: YDS
kök: certikök: ficson ek: ate
kesin yapılmış şey
belge, sertifika
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
kök: certikök: fy
kesin yapmak
onaylamak, belgelemek
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
kök: clarkök: ificson ek: ation
açık yapma
açıklık getirme, açıklama
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
kök: clarkök: ify
açık yapmak
açıklığa kavuşturmak, netleştirmek
Sınav: LiseSınav: YDS
kök: classikök: ficson ek: ation
sınıf yapma
sınıflandırma
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
kök: classikök: fy
sınıf yapmak
sınıflandırmak
Sınav: LiseSınav: YDS
ön ek: conkök: fectson ek: ion
tamamen yapma
(özenle hazırlanmış) tatlı, şekerleme
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: counterkök: feit
karşı yapılmış
sahte, taklit
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: counterkök: feitson ek: er
karşı yapan kişi
kalpazan, sahtecilik yapan kişi
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: dekök: fect
uzağa yapma
kusur, bozukluk
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: dekök: fectson ek: ion
uzağa yapma
saf değiştirme, iltica
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: dekök: fectson ek: ive
uzağa yapmaya eğilimli
kusurlu, bozuk
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: dekök: fectson ek: or
uzağa yapan kişi
saf değiştiren kişi, iltica eden
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: dekök: ficison ek: ency
uzağa yapma hâli
eksiklik, yetersizlik
Sınav: LiseSınav: YDS
ön ek: dekök: ficison ek: ent
uzağa yapan
eksik, yetersiz
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: dekök: ficit
uzağa yapar
açık (bütçe açığı); eksik miktar
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: difkök: ficult
kolay olmayan
zor, güç
Sınav: LGSSınav: Lise
ön ek: difkök: ficulson ek: ty
kolay olmama durumu
zorluk, güçlük
Sınav: LGSSınav: Lise
ön ek: disön ek: afkök: fectson ek: ed
-e doğru yapmaya çalışmaz olmuş
hoşnutsuz, bağlılığını yitirmiş
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: efkök: fect
dışarı yapma
etki, sonuç
Sınav: LGSSınav: Lise
ön ek: efkök: fectson ek: ive
dışarı yapmaya eğilimli
etkili, istenen sonucu veren
Sınav: LiseSınav: YDS
ön ek: efkök: fectson ek: iveson ek: ness
dışarı yapmaya eğilimli olma durumu
etkililik
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: efkök: fectson ek: ual
dışarı yapmayla ilgili
etkili, istenen sonucu veren (resmî)
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: efkök: ficacson ek: ious
dışarı yapabilen nitelikte
etkili, istenen sonucu veren
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: efkök: ficacson ek: y
dışarı yapabilme niteliği
etkililik, etki gücü
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: efkök: ficison ek: ency
dışarı yapma hâli
verimlilik
Sınav: LiseSınav: YDS
ön ek: efkök: ficison ek: ent
dışarı yapan
verimli
Sınav: LiseSınav: YDS
kök: facile
kolay
yüzeysel, üstünkörü
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
kök: facilitson ek: ate
kolay hâle getirmek
kolaylaştırmak
Sınav: LiseSınav: YDS
kök: facilson ek: ity
kolaylık
(çoğul) tesisler, olanaklar; tesis
Sınav: LiseSınav: YDS
kök: fackök: simile
benzer yap
tıpkıbasım, aslına uygun kopya
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
kök: fact
yapılmış şey
gerçek, olgu
Sınav: LGSSınav: Lise
kök: factson ek: ion
yapma
hizip, (parti içindeki) grup
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
kök: factson ek: or
yapan
etken, etmen
Sınav: LiseSınav: YDS
kök: factson ek: ory
yapma yeri
fabrika
Sınav: LGSSınav: Lise
kök: fackök: totum
her şeyi yap
her işe bakan yardımcı
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
kök: factson ek: ual
yapılmış şeyle ilgili
olgusal, olgulara dayanan
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
kök: faculson ek: ty
kolaylık
fakülte
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
kök: fashion
yapma
moda
Sınav: LGSSınav: Lise
kök: feasson ek: ibilson ek: ity
yapılabilir olma durumu
uygulanabilirlik, yapılabilirlik
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
kök: feasson ek: ible
yapılabilir
uygulanabilir, yapılabilir
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
kök: feat
yapılmış şey
başarı, ustalık isteyen iş
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
kök: featson ek: ure
yapma
özellik, nitelik; (çoğul) yüz hatları
Sınav: LGSSınav: Lise
kök: forkök: feit
dışarıda yapılmış
(hakkını, malını) kaybetmek, yitirmek; ceza olarak el konulmak
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
kök: identikök: ficson ek: ation
aynılık yapma
kimlik belgesi; kimlik tespiti, teşhis
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
kök: identikök: fy
aynılık yapmak
tanımak, kimliğini belirlemek; saptamak
Sınav: LiseSınav: YDS
ön ek: imön ek: perkök: fect
tamamen yapılmamış
kusurlu, eksik
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: imön ek: perkök: fectson ek: ion
tamamen yapmama
kusur, eksiklik
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: inön ek: efkök: fectson ek: ive
dışarı yapmaya eğilimli olmayan
etkisiz
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: inön ek: efkök: ficison ek: ency
dışarı yapmama hâli
verimsizlik
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: inön ek: efkök: ficison ek: ent
dışarı yapmayan
verimsiz
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: inkök: fect
içeri yapılmış
(hastalık) bulaştırmak
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: inkök: fectson ek: ion
içeri yapma
enfeksiyon, mikrop kapma
Sınav: LiseSınav: YDS
ön ek: inkök: fectson ek: ious
içeri yapmayla dolu
bulaşıcı
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: inkök: fectson ek: ive
içeri yapmaya eğilimli
bulaşıcı, enfeksiyon yapan
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: inön ek: sufkök: ficison ek: ency
alttan yapmama hâli
yetersizlik, yetmezlik
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: inön ek: sufkök: ficison ek: ent
alttan yapmayan
yetersiz
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
kök: justikök: ficson ek: ation
haklı yapma
gerekçe, haklı neden
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
kök: justikök: fy
haklı yapmak
haklı çıkarmak, gerekçelendirmek
Sınav: LiseSınav: YDS
kök: magnikök: fy
büyük yapmak
büyütmek
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
kök: malekök: factson ek: or
kötü yapan kişi
suçlu, kötülük yapan kişi
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
kök: manukök: factson ek: ure
elle yapma
(fiil) üretmek, imal etmek; (isim) imalat
Sınav: LiseSınav: YDS
kök: manukök: factson ek: ureson ek: er
elle yapan
üretici (firma), imalatçı
Sınav: LiseSınav: YDS
kök: notkök: ificson ek: ation
bilinir yapma
bildirim
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
kök: notkök: ify
bilinir yapmak
bildirmek, haber vermek
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: perkök: fect
tamamen yapılmış
kusursuz, mükemmel
Sınav: LGSSınav: Lise
ön ek: perkök: fectson ek: ion
tamamen yapma
kusursuzluk, mükemmellik
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: perkök: fectson ek: ionson ek: ist
tamamen yapma yandaşı
mükemmeliyetçi
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: prokök: ficison ek: ency
ileri yapma hâli
yeterlik, ustalık
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: prokök: ficison ek: ent
ileri yapan
yetkin, usta
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: prokök: fit
ileri yapma
kâr, kazanç
Sınav: LiseSınav: YDS
kök: qualkök: ificson ek: ation
o türden yapma
yeterlik, nitelik (belgesi)
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
kök: qualkök: ify
o türden yapmak
hak kazanmak; yeterlik kazanmak
Sınav: LGSSınav: Lise
kök: sacrikök: fice
kutsal yapma
fedakârlık; feda etmek
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
kök: satiskök: factson ek: ion
yeterince yapma
memnuniyet, tatmin
Sınav: LiseSınav: YDS
kök: satiskök: factson ek: ory
yeterince yapmayla ilgili
yeterli, tatmin edici
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
kök: satiskök: fy
yeterince yapmak
memnun etmek, tatmin etmek; karşılamak
Sınav: LGSSınav: Lise
kök: simplikök: fy
basit yapmak
basitleştirmek
Sınav: LiseSınav: YDS
ön ek: sufkök: fice
alttan yapmak
yetmek, yeterli olmak
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: sufkök: ficison ek: ency
alttan yapma hâli
yeterlik, yeterli olma
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: sufkök: ficison ek: ent
alttan yapan
yeterli
Sınav: LiseSınav: YDS
ön ek: surkök: feit
aşırı yapılmış şey
aşırı miktar, fazlalık
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
ön ek: unön ek: afkök: fectson ek: ed
-e doğru yapılmamış
etkilenmemiş
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
kök: verikök: fy
gerçek yapmak
doğrulamak, teyit etmek
Sınav: YDSSınav: YÖKDİL
Latincede facere 'yapmak' demekti; ortacı factus 'yapılmış' anlamına geliyordu. factum yapılmış şeydi; İngilizcede fact oldu: gerçekten olmuş olan, yani olgu. Önüne ön ek gelince fiil -ficere, ortacı -fectus biçimine döner. ex- ile effect bir işin ortaya çıkardığı sonuçtur; ad- ile affect bir şeye yönelip onu etkilemektir; per- ile perfect tamamen yapılmış, kusursuz olandır. facilis 'yapılabilir, kolay' de bu fiilden türedi: difficult kolay olmayandır. Fransızcadan geçen kelimelerde kök aşınır: feature ve fashion önce 'yapma' demekti, bugün özellik ve modadır; profit ile benefit'teki fit de aynı köktür. Sondaki -fy de aynı fiilden gelir: justify 'haklı yapmak', clarify 'açık yapmak'. fact, fect, fic, fit görürsen sor: burada ne yapılıyor?
Bu kökten türemezler. Bazılarının uzak bir ortak köke bağlandığı öne sürülür; bu bağ tartışmalıdır (etikete bakın). Harfi harfine anlam olarak öğretilmez.
dictionary.com officium 'presumably contraction of opificium' < opi- (opus'a akraba) + -fic- (facere) + -ium; Longman officium < opus 'work' + facere 'to do'; AHD Latince adım vermez, yalnız dhē-. Çekinceli ve AHD'de Latince bağ yok → oluşum belirsiz, sayım dışı (ilke 46); madde açılmadı. Kaynak: office (officium)
Longman faciēs 'form, face' < facere 'to make'; AHD faciēs'i yalnız Hint-Avrupa dhē-'ye gönderir; dictionary.com faciēs 'appearance' der, facere anmaz. Latince düzeyde tek kaynak (ilke 13/27); sayılmaz, madde açılmadı. Kaynak: face (faciēs)
AHD artifice: Latince artificium < artifex, artific- 'craftsman' : ars 'art' + -fex 'maker' (bkz. dhē-); AHD artificial: artificiālis < artificium; Longman artifice: artificium < artifex 'skilled worker' < ars + facere 'to make'; dictionary.com artifice: artificium = arti- + -fic- (facere birleşik biçimi) + -ium. İki alan adı (AHD, Longman) oluşumu artifex üzerinden verir; -fex kök adı (-ceps emsali, karar 1) → sayım dışı, akraba; madde açılmadı (parti-035; bas-denetci parti-035 A11: sayım dışı, akraba onaylandı; ars kökü açılırsa oraya, açılmazsa participate emsaliyle sayım dışı madde ayrı görevde). ars kökü Kökten'de yok. Kaynak: artificial, artifice (artificium < artifex)